Sitedekiler

İstatistikler

Üyeler: 1
Haberler: 132
Web Linkleri: 0
Ziyaretçiler: 113101

İktibas

İsteme, dileme, arzu ve isteklerin gerçekleştirilip ortaya konması yeteneği veya iki şeyden birini tercih etme mânâ­larına gelen irâde; hayatını kalb ve ruh seviyesinde yaşayan­larca: "Nefsin isteklerini aşma, bedenin arzularına başkaldır­ma, Hakk'ın rızâ ve hoşnutluğunu kendi istek ve dileklerine tercih ederek kendine rağmen her yerde ve her durumda O'nda ve O'nun murâdında fâni olma" şeklinde anlaşılmış ve tarif edilmiştir.

 
Ana Sayfa
Ana Sayfa
Sıdk
Fethullah Gülen   
01.02.1994
Doğru düşünce, doğru söz, doğru davranış mânâlarına gelen sıdk; hak yolcusunun hilâf-ı vâki her şeye kapanıp, hayatını doğruluğa göre plânlaması, sadâkatin emin bir temsilcisi olması.. diğer bir tabirle, duygu, düşünce, söz ve dav­ranışlarında doğruluğu tabiatının bir parçası hâline getirip, şahsî hayatından insanlarla olan muamelesine, hakkı ilân adına şehâdetinden mizahlarına kadar; hattâ "Her zaman doğrularla beraber olun!" (Tevbe, 9/119) fehvâsınca, dost ve arkadaş çevresi itibarıyla dahi hep doğruluk aramasıdır ki; hadisin ifadesiyle böyleleri yüce divanda "sıddîk"; aksine, tasavvur ve düşüncelerinden davranış ve muamelelerine kadar yalanla içli-dışlı yaşayan ve hayatını hilâf-ı vâkiler çizgisinde sürdürenler de o ulu divanda "kezzâb" olarak yâd edilecektir.[1]
Devamını oku...
 
Sofî
Fethullah Gülen   
01.10.1994

Sofî kelimesi, tasavvuf ehli olanlar için kullanılan bir ta­bir­dir. Bu kelimeyi "sûfî" şeklinde kullananlar da vardır. Zan­ne­diyorum bu farklı kullanım, biraz da kelimenin menşein­den kay­naklanmakta. Onun ‘sof'tan, ‘sofus'tan, ‘safâ'dan, ‘saf­vet'ten geldiğine kail olanlar veya dindarlıktan kinâye olduğunu düşü­nenler "sofî"; ‘sûfân', ‘sûfâne' veya ‘suffe'den geldiğini iddia edenler, ve ayrıca ‘softa' mânâsına gelen ‘so­fu'dan ayırmak isteyenler de "sûfî" şeklinde kullanmışlardır.

Devamını oku...
 
Sekîne ve Tuma'nîne veya İtmi'nân
Fethullah Gülen   
01.04.1991

Sekîne; sükûn kökünden, vakar, ciddiyet, mehâbet, ünsi­yet; ya da dalgaların dinmesi ve onun sakinleşmesi mânâla­rına gelir ki, hafiflik, huzursuzluk, kararsızlık ve telâşın zıddı­dır. Sekîne, tasavvuf erbâbınca; gaybî vâridatla kalbin otu­raklaşmasıdır ki; böyle bir kalb, sürekli bir dikkat ve temkin içinde öteleri kollar, lâhûtî esintilere açık bulunur ve hep it­minân etrafında dolaşır. Bu makam aynı zamanda "ayne'l-yakîn" mertebesinin de başlangıcıdır. Bu itibarla da, çok defa ilim yoluyla gelen vâridatla, basîretin avladığı şeyler birbirine karışır; muvakkaten müşâhede ufku buğulanır; bundan da bir kısım iltibaslar doğabilir.

Son Güncelleme ( 20.05.2006 )
Devamını oku...
 
Sabır
Fethullah Gülen   
01.06.1994
Ağrı, acı, tahammülü güç ve katlanması zor hâdise ve vak'alar karşısında dişini sıkıp dayanma mânâlarına gelen sabır; açık-kapalı "Sabırla yardım isteyiniz." (Bakara , 2/45), "Sabredin ve sabırda yarışın" (Âl-i İmran , 3/200) âyetlerinde ifade edildiği gibi sabrın aynını emir.. yahut "On­lara karşı acelecilik etme" (Ahkaf , 46/35), "Onlara ar­kalarınızı dönüp kaçmayın." (Enfâl , 8/15) beyânlarında olduğu gibi o­nun zıddını yasaklama.."Sabredenler, ha­­yatlarını sadâkat çizgisinde sürdürenler" (Âl-i İmran , 3/17) ifadelerinde geçtiği gibi bu vasıflarından dolayı sabredenlere senâda bulunma.. "Allah sabredenleri sever." (Âl-i İmran , 3/146) fermanında görüldüğü gibi Allah sevgisine mazhariyetlerini anlatma..
Devamını oku...
 
<< Başa Dön < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Sonraki > Sona Git >>

Sonuçlar 99 - 112 Toplam: 132