Sitedekiler

İstatistikler

Üyeler: 1
Haberler: 132
Web Linkleri: 0
Ziyaretçiler: 113103

İktibas

İsteme, dileme, arzu ve isteklerin gerçekleştirilip ortaya konması yeteneği veya iki şeyden birini tercih etme mânâ­larına gelen irâde; hayatını kalb ve ruh seviyesinde yaşayan­larca: "Nefsin isteklerini aşma, bedenin arzularına başkaldır­ma, Hakk'ın rızâ ve hoşnutluğunu kendi istek ve dileklerine tercih ederek kendine rağmen her yerde ve her durumda O'nda ve O'nun murâdında fâni olma" şeklinde anlaşılmış ve tarif edilmiştir.

 
Ana Sayfa
Ana Sayfa
Akıl
Fethullah Gülen   
01.05.2003

Anlama, idrak etme, us mânâlarına gelen akıl; ıstılah olarak, zahirî hâsselerle idrak edilemeyen şeyleri kavrayıp değerlendirebilen ilâhî bir nurdur. Akla, maddeden mücerret, ama faaliyetlerinde madde ile müşterek ve bitişik hareket eden bir cevher ve "ben" ile işaretlenen "nefs-i nâtıka" diyenler de olmuştur. Ayrıca onun, insan bedeninde ruha bağlı bir lâtîfe ve nefs-i nâtıkanın önemli bir buudu olduğunu iddia edenlerin yanında, ona, insan derununda, belli ölçüde de olsa, hakkı bâtıldan, iyiyi kötüden, güzeli çirkinden ayıran ilâhî bir cevher nazarıyla bakanların sayısı da az değildir. Bu son tevcihe göre akıl, nefs-i nâtıkadan başka bir lâtîfe telâkkî edilmektedir.

Son Güncelleme ( 20.05.2006 )
Devamını oku...
 
Bekâ Billâh
Fethullah Gülen   
01.12.1997
Kelime mânâsı itibarıyla, devam, sebat ve hep aynı hâl üzere kalma anlamına gelen bekâ; kulun, kendi nefsi dahil bütün eşyayı –onların zâtları ve nefisleri itibarıyla– yok kabul edip, canlı-cansız her nesneyi Hazreti Vücûd'un ya da Hazreti İlim'in ziyâsının bir tecellîsi ve bir gölgesi olarak vicdanî müşahede ile müşahede etmesidir. İşte böyle, nefis ve benlik cihetiyle mahv u sahka uğrayıp, sonra da Hakk'ın bekâsıyla yeniden var olan sâlik, artık Hakk'ın vücûduyla mevcûd, Hakk'ın bekâsıyla bâkî, Hakk'ın hayatıyla hayy, Hakk'ın ilmiyle âlim, O'nun iradesiyle mürîd, sem u basarıyla da semî ve basîrdir; insan üstü görür, duyar veya öyle görüp duymaya terettüp eden mazhariyetlerle serfirâz olur.
Son Güncelleme ( 20.05.2006 )
Devamını oku...
 
Zühd
Fethullah Gülen   
01.05.1993

Dünyevî hazları terk edip, cismânî meyillere karşı koyma mânâlarına gelen zühd; sofîlerce daha çok, dünya lezzetlerine karşı alâkasız kalıp, ömür boyu âdeta bir perhiz hayatı yaşa­­mak, davranışlarında "takvâ"yı esas tutarak, dünyanın, ken­dine ve insanın nefsine bakan yönlerine karşı da kararlı, müstağni ve müstenkif bulunmak mânâlarına gelir.

Son Güncelleme ( 20.05.2006 )
Devamını oku...
 
Zikir
Fethullah Gülen   
01.09.1992

Anmak, hatırlamak, yâd etmek mânâlarına da gelen zi­kir; sofîlerce, Allah'ın (c.c.) ad ve unvanlarının teker teker ve­ya birkaçının bir arada tekrar edilmesinden ibarettir. Zikir, Al­lah'ı münferiden veya topluca anma yollarının -bu yolun adı ne olursa olsun- bazılarında "اَللهُ", bazılarında "لاَ إِلَهَ إِلاَّ اللهُ " -mürşid ve rehberin tayinine göre- bazılarında da daha de­ğişik isim ve unvanlarla edâ edilir.

Son Güncelleme ( 20.05.2006 )
Devamını oku...
 
<< Başa Dön < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Sonraki > Sona Git >>

Sonuçlar 85 - 98 Toplam: 132