|
Fethullah Gülen
|
|
01.02.1997 |
|
Bir şeyi temâşâ etme ve gözleme mânâlarına gelen müşâhede; ef'âlde esmâyı, esmâda "Müsemmâ-yı Akdes"i basiretle rü'yete denir. Diğer bir yaklaşımla, müşâhede, kurb erlerinin, "min verâi hicâb" ufkuna ulaşarak, eşyanın "ehadiyet-i Hakk"a (Hak birliği) şeffaf bir ayna hâline gelmesinden ibaret sayılmıştır. |
|
Son Güncelleme ( 22.05.2006 )
|
|
Devamını oku...
|
|
|
Fethullah Gülen
|
|
01.12.1996 |
|
Keşf kelimesinden gelen mükâşefe; hakikat ehline, ilâhî sırların zuhûr etmesi demektir ki; sâlikin, mânevî mücâhede yoluyla yükselip esmâ ve sıfât hakikatlerini duyması, sezmesi ve bilmesi ruh hâlinden ibarettir. Öyle ki, bu mertebeye ulaşan hak yolcusu, bir yandan ilâhî isim ve sıfâtlarla alâkalı seyahatini –istidadı ölçüsünde– tamamlamış sayılır; diğer yandan da, "arş-ı rahmet"in izdüşümü olan lâtife-i rabbâniyeye ilâhî sırlar akmaya başlamış olur. Bu mazhariyete erenlere yer yer melekût âleminin perdeleri aralanır ve eşyanın perde-önü, perde-arkası ayân olur ki, sofîye buna; hicâbın mâverasındaki umûr-u gaybiyeye ıttıla mânâsına mükâşefe der. Bu da, –erbabınca bilindiği üzere– mükâşefenin taalluk ettiği hususlar itibarıyla, mücerret hakikatler ve gözle görülmeyen mânâlar olmasına karşılık; müşahedenin taalluk ettiği hususların zevât olduğu gerçeğine muvafık düşmektedir. |
|
Son Güncelleme ( 22.05.2006 )
|
|
Devamını oku...
|
|
|
Fethullah Gülen
|
|
01.02.1999 |
|
İnsanın teşebbüslerinde ciddî olması, güç ve tâkatını tam olarak ortaya koyması diyebileceğimiz mücâhede; gönül erbabınca, iradenin hakkını vermek, nefis ile savaşmak, onu yenebilme yollarını araştırmak, bedenin istekleriyle dinin emirleri –velev müstehab ve âdâb olsun– çakıştığında tercihlerini her zaman din istikametinde gerçekleştirmek; yemede, içmede, uyumada, konuşmada zarurî olanla iktifâ edip, ibadet ü taat ve hayrât u hasenâtta iyiliğe doymamak demektir. |
|
Son Güncelleme ( 22.05.2006 )
|
|
Devamını oku...
|
|
|
Fethullah Gülen
|
|
01.08.1997 |
|
Lügat mânâsı itibarıyla bilmek de demek olan mârifet; düşünce ve himmetle, vicdan ve iç tefahhusla elde edilen hususî bir bilgidir ki, ilimden farklı bir muhtevaya sahiptir. İlim; okuma, öğrenme, araştırma, terkip ve tahlil yoluyla elde edilen bir müktesebat olmasına karşılık mârifet; tefekkür, sezi ve iç müşahedeyle ulaşılan ilmin özü demektir. İlmin zıddı cehalet, mârifetinki ise inkârdır. |
|
Son Güncelleme ( 22.05.2006 )
|
|
Devamını oku...
|
|
|
|
<< Başa Dön < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Sonraki > Sona Git >>
|
| Sonuçlar 57 - 70 Toplam: 132 |