Sitedekiler
İstatistikler
Üyeler: 1
Haberler: 132
Web Linkleri: 0
Ziyaretçiler: 113081
İktibas
|
Sekîne; sükûn kökünden, vakar, ciddiyet, mehâbet, ünsiyet; ya da dalgaların dinmesi ve onun sakinleşmesi mânâlarına gelir ki, hafiflik, huzursuzluk, kararsızlık ve telâşın zıddıdır. Sekîne, tasavvuf erbâbınca; gaybî vâridatla kalbin oturaklaşmasıdır ki; böyle bir kalb, sürekli bir dikkat ve temkin içinde öteleri kollar, lâhûtî esintilere açık bulunur ve hep itminân etrafında dolaşır. Bu makam aynı zamanda "ayne'l-yakîn" mertebesinin de başlangıcıdır. Bu itibarla da, çok defa ilim yoluyla gelen vâridatla, basîretin avladığı şeyler birbirine karışır; muvakkaten müşâhede ufku buğulanır; bundan da bir kısım iltibaslar doğabilir. |
|
Ana Sayfa
Ana Sayfa
|
Fethullah Gülen
|
|
01.01.2001 |
|
Açılıp belirme, ortaya çıkma, belli bir çerçevede zâhir olma.. sıfat ve esmâ-i ilâhiyenin münferiden veya müctemian kendi hususiyetleriyle inkişaf etmeleri, ilâhî esrâr ve envârın kalblerde belli emarelerle kendilerini hissettirmeleri.. pek çok görünmez ve bilinmez gaybî ahvâl ve şe'nlerin vicdanla bilinir ve gönül gözüyle görülür hâle gelmesi.. Cenâb-ı Hak'la kulluk münasebetlerini sağlam ve düzgün sürdürebilenlerin iç dünyalarıyla aydınlanmaları.. gibi mânâlara gelir tecelli. Ayrıca, "işrak", "izâe", "inâre" sözcükleriyle de ifade edilen bu tabir ayna ve meclâ itibarıyla söz konusu olan husûsiyetlerin yanında, Zat-ı Ulûhiyet'e müteallik yönleri açısından da şu unvanlarla yâd edilegelmiştir: Tecelli-i Zat, tecelli-i şuûn -az bir kesimin söz konusu ettiği bir tecellidir- tecelli-i sıfât, tecelli-i esmâ, tecelli-i âsâr -bunu tecelli-i ef'âl içinde mütalâa edenler de var- ve tecelli-i ef'âl. |
|
Son Güncelleme ( 22.05.2006 )
|
|
Devamını oku...
|
|
|
Fethullah Gülen
|
|
01.11.2003 |
|
Cenâb-ı Hakk'ın, ârifân kalbinden bütün mâsivâullahı (Allah'tan gayri her şeyi) silip-süpürüp setretme sadedinde -bîkem u keyf- o müteâl varlığını onların o temizlerden temiz gönüllerine duyurma murad-ı sübhânîsine bağlı tecelli eden ve bütün beşerî ihsaslar, ihtisaslar ufkunu kuşatan Zâtî bir nur ve ziya tufanıdır sübuhât-ı vech. "Vech" kelimesiyle Zât-ı Bârî'nin kastedilmesi açısından ona, esmâ ve sıfât-ı sübhâniye nurlarını da ihata eden "envâr-ı Zât" diyenler de olmuştur ki, böyle perdesiz, hâilsiz ve min vechin hicabsız bu Zâtî nurlar karşısında, ârifin iç ihtisasları ufkunda " كُلُّ شَيْءٍ هَالِكٌ إِلاَّ وَجْهَهُ – O'nun Zât'ı müstesna her şey hâlik ve mütelâşîdir." (Kasas, 28/88) hakikati zuhur eder gibi olur da bütün mâsivâ, hatta esmâ dahi tamamen silinir gider ve ârif-i billâh, böyle bir şuaât karşısında kendini hayret ve hayret üstü değişik ahvâl içinde bulur. |
|
Son Güncelleme ( 22.05.2006 )
|
|
Devamını oku...
|
|
|
Fethullah Gülen
|
|
01.11.1999 |
|
Yolculuk yapma, bir yerden bir yere intikal etme mânâlarına geliyor sefer. Sofiye onu, kayıtlı yaşamaktan kurtulup kayıtsızlığa erme, bedenî ve cismanî alâkalardan sıyrılarak, kalb ufkunda Allah'a teveccüh etme şeklinde yorumlar. Bu tarif çerçevesindeki seferi, seyr-i sülûk-i rûhânîdeki "seyr ilallah", "seyr fillâh", "seyr anillâh" ıstılahları ile kastedilen rûhânî yolculukla irtibatlandırmak da mümkündür. |
|
Devamını oku...
|
|
|
Fethullah Gülen
|
|
01.01.2000 |
|
Konuşmamak, sessiz kalmak ve sükût etmek demek olan samt; Sofiyece, konuşmadan kaynaklanan ya da kaynaklanması muhtemel bulunan, faydasız, belki de bazen zararlı olan söz, beyan ve mütalâalara karşı مَا يَلْفِظُ مِنْ قَوْلٍ إِلاَّ لَدَيْهِ رَقِيبٌ عَتِيدٌ "Ağzından çıkan hiçbir söz yoktur ki, onun yanında hazır bulunan gözcüler (o ifadeleri) kaydetmiş olmasınlar." fehvasınca, temkinli davranıp düşüncelerini ifade etmeyi sadece ve sadece Allah rızasına ve mutlak gerekliliğe bağlayarak, Hakk'ın hoşlanmayacağı, hattâ çok defa lüzumsuz sayılan konularda dilini tutup konuşmamak demektir. Samtla alâkalı, Hazreti Andelib-i Zîşân'ın (sallâllahü aleyhi ve sellem) "Ya hayır söyle veya sükût et" mealiyle vereceğimiz beyanları bir "kavl-i fasl" mahiyetindedir ve hem konuşma hem de susma adına bir çerçeve niteliğini taşımaktadır. Burada, yine O'na (sallâllahü aleyhi ve sellem) atfedilen "Sözün hikmet, sükûtun da tefekkür olsun." tavsiyesini hatırlatmakta da yarar görüyoruz. |
|
Son Güncelleme ( 22.05.2006 )
|
|
Devamını oku...
|
|
| | << Başa Dön < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Sonraki > Sona Git >>
| | Sonuçlar 15 - 28 Toplam: 132 |
|